Okula Gitmeyen, Gitmeyi İstemeyen Çocuklar

Okul dönemine yeniden başlamak ve okula gitmek birçok çocuk için eğlenceli ve heyecan vericidir. Bazı çocuklar uyum sürecinde zorluk yaşamazken bazı çocuklarda bu durum yoğun korku ve kaygı yaratabilir. Literatürde okul fobisi, okul reddi ve okul korkusu aynı anlamda kullanılmaktadır ve çocuğun okuldan korkmasından ziyade bağlı olduğu kişiden ve güven duyduğu ortamdan uzak kalışından korkması şeklinde açıklanır. Okul reddi davranışı, çocuğun okula gitmek istememesi ve/veya bir okul günü boyunca okulda kalmakta zorluk yaşaması şeklinde de  tanımlanabilir.

Altında Yatan Temel Mesele: Ayrılma Kaygısı

Okula yeni başlayan bir çocuğun, okulun ilk birkaç günü sıkıntı yaşaması ve/veya ağlaması normaldir. Çocukların okul hayatının herhangi bir döneminde okul korkusu ortaya çıkabilir. Araştırmalar, çocuk ve ergenlerin  %5 ile %28’inin okul hayatının bir döneminde okul fobisi yaşadığını belirtmektedir. Tüm okul çağındaki çocuklar için okul fobisi yaygınlığı %1 ile %5’tir. Özellikle anaokulu, ilkokul (5-7) ve ortaokul dönemlerinde (10-14) yeni bir başlangıç yapılacağından dolayı, daha sıklıkla görülebilir. Okula gitmek istemeyen çocukların ebeveyni de kaygı yaşayabilir ve bu durumla nasıl baş edeceklerini bilemeyebilirler. Okul fobisinin altında yatan temel unsur ‘ayrılma kaygısı’dır. Özellikle anaokuluna başlayan çocukların okula gitmek istememesinin sebebi çocuk ve anne arasındaki aşırı bağımlılığa dayanan ilişki ve çocuğun anneden ayrılmak istememesidir. Bu durum, genellikle çocuk okula başlayıncaya kadar aile tarafından fark edilmeyebilir. Çocuk, okula başladığında hayatında ilk kez annesinden ayrı kalması ve dış dünyada ilk kez yalnız başına olması sebebiyle kaygılanır. Yabancı ve kendisini güvende hissetmediği bir ortamda olması ona tehlikeli ve tedirgin edici görünür. Yaşadığı yoğun kaygı ve korku nedeniyle okula gitmek istemez. Okul fobisi, sadece çocuğun okula başladığı süreçte değil, ileriki süreçlerde de ortaya çıkan bir durum olabilir. Bu durum, her yaş grubunda görülebilir.

Aile, öğretmen ve okul yönetimi iş birliği içinde olmalıdır. Çocuk okula gitmeyip evde kaldığında, ailenin evdeki ortamı cazip kılmaması önemlidir. Çocuk okula gitmediğinde o günü annesiyle birlikte televizyon seyrederek geçirirse, davranışı ödüllendirilmiş olacağından diğer günler de okula gitmek istemeyecektir. Çocuğun sürece uyum sağlayabilmesi adına ilk günler annesi ya da ona bakım veren kişi tarafından 1 saat bile olsa okula götürülmesi, sınıfa girmese bile okul bahçesinde annesiyle durması önemlidir. Daha sonra okulda kalma süresinin uzatılması ve teneffüste arkadaşlarıyla oyun oynaması sağlanabilir. Aşamalı şekilde sınıfa geçişi ebeveyn ve öğretmen tarafından sağlanmalıdır. 

Kendini Güvende Hissetmesi Sağlanmalı

Okula gitmiyor diye çocuğu eleştirmek, kızmak ya da suçlamak çocuğun kaygısının artmasına sebep olacaktır. Yapılacak ilk ve en iyi müdahale anne-babanın anlayışlı, sabırlı, kararlı ve net olmaları, güven vermeleridir. Çocuğu okula gitme konusunda zorlamamaları ancak teşvik etmeleri çok önemlidir. Öğretmenin de çocuğu yargılamaması ve cesaretlendirici olması önemlidir. Ebeveynlerin, öğretmen ve okul yönetimiyle iş birliği yapması ve çocuğun okulda kendini güvende hissedebilmesinin sağlanması gereklidir. Ebeveynlerin evde okul hakkında olumlu konuşmalar yapması hatta kendi okula başlama anılarını olumlu bir şekilde paylaşmaları çocuğu rahatlatacaktır.

Korkularını paylaşması için onu cesaretlendirin !

Yaşadığı kaygıyı konuşmak çocuğu rahatlatır. Bunun için çocuğunuz ile iletişim kurarken onu neyin endişelendirdiğini sormak, kaygısını paylaşmasına fırsat tanıyacaktır. Çocuğunuz, endişelerini paylaştıktan sonra bu endişelerinin normal olduğunu ona söyleyip, şefkatle yaklaşmak önemlidir. Çocuğunuz endişelerini sizinle paylaştığında ona güvence vermekten kaçınmanız gerekir. Güvence vermek yerine çocuğunuzun problem olarak gördüğü durumun olası çözüm yollarını ona göstermeye çalışın. Yaşayacağı problemlerin olası çözümlerini görmek çocuğunuzu rahatlatacaktır.  ‘ Okulda en kötü ne olacağını düşünüyorsun ?’sorusu ile çocuğunuzun aklındaki en kötü senaryoyu öğrenebilirsiniz. “Endişelenme!” veya “Her şey yoluna girecek!” demekle yetinmeyip bu durum karşısında olası çözüm yolunu onunla paylaşmak, çocuğunuza iyi gelecektir. Böylelikle çocuğunuza doğabilecek beklenmedik bir durumla  başa çıkması için bir örnek göstermiş olacaksınız.

                                                                                   Uzm.Psk. Şahika İZGİ